1 Haziran 2012 Cuma


Yeni Osmanlı’da Mescid-i Dırâr

Cumhur’un başı olma yolundaydı, yetersiz gördü. Bilemiyoruz belki de ‘padişah’ olma hevesi yüzünden hamlesini bir sonraki ele sakladı. Şimdi ‘cami’ yapmak niyetindeymiş. Dört başı mamur olmazsa olmaz ille de gelenek sürecek yoksa namı nasıl yürür, hem mührünü de bastıya TL’ye en fiyakalısından.

Meclisin kurtlarından Kamer Genç bu aymazlığa isyan ediyor:

‘‘Şimdi Tayyip Erdoğan padişah olmak istiyor hani Osmanlı Padişahları’nın hepsi birer cami yaptırmışlar ya bende İstanbul’un her yanını gören bir cami yaptırtacağım diyor. Bu caminin ismi ne olacak Tayyip Erdoğan Padişah’ın Cami’si olacak. Parası nasıl karşılanacak? Vatandaşların vergisiyle yapılan bağışlardan. Cami yapılacaksa sen kendi paranla yap. Vatandaşın verdiği vergilerden muaf tutarak yapıyorsun. Bu haramdır arkadaşlar bu devletin malına el uzatmaktadır. Bu vatandaşın meşru kazancını gayrı meşru yollardan cebine getirmektedir. Eğer cami yapılacaksa ben buna karşı değilim ama camiyi kendi paranla yap.’’

Kamer Genç’in isyanı boşa değil zaten Devlet-i Aliyye de yıllar boyu halkı sömürüp payitahtta sefa sürmedi mi?  Gelenek sürsün, ne güzel söylemiş reaya ‘şalvarı şaltak Osmanlı, eğeri kaltak Osmanlı, ekende yok biçende yok, yiyende ortak Osmanlı’.

Bir ‘idiyokrasi’ düzeni hâkimdir evvelden ‘tekeliyet’ diyorduk ‘plütokrasi’ de uygundur. Ve avam sömürülmeye mahkûmdur. Mustafa Sönmez Hocamızın Türkiye ekonomisine dair ‘vur abalıya’ (2) tespiti nelerin ‘teğet’ geçtiğini gösteriyor.

‘Teğet’ geçen krizler sonrası ekonomi tıkırında olunca memura 4+4 çok bile, grev hakkı alınmaya çalışılan ‘hava işçileri’ direnedursun, itibarsızlaştırılan öğretmenler ve MYK eliyle dayatılan yeni eğitim sistemi sertifikaları matbaaya vermiş bile.

Artık mescit yapımına geçebiliriz nasıl olsa kaynağımız belli ‘vatandaşın cebi’.

Yaşar Nuri Öztürk Hocamızın ‘maun suresi’ (3) diye diye dilinde tüy bitti. ‘Dindar’ görünüp dini yalan saymak böyle olsa gerek hele kamunun hakkına tecavüz etmeleri zinhar ‘kul hakkı’. Kul hakkıyla saltanat atanlar ‘hava işçilerinin’ elinden grev hakkını alırlar. Bu ‘din simsarları’ makam uçağı konusunda ABD Başkanı ile ‘sidik yarıştırırlar’.

Padişah ferman vermiş ‘payitaht’ın kubbesine tez cami yapıla’. Oysa bilmezler mi onlar Hz. Muhammed cami yıkan peygamberdir. (4) İçinde ibadetten çok gösteriş yapılan mescitler bizzat Allah tarafından Kuran’da lanetlenmiştir.

‘‘Bir de şunlar var: Tutup bir mescit yapmışlardır: Zarar vermek için, nankörlük/gerçeği örtmek için, inananları fırkalara bölmek için, daha önceden Allah ve resulüyle savaşmış kişiye gözetleme yeri kurmak için. "İyilik ve güzellikten başka bir şey istemiş değiliz!" diye gerile gerile yemin de edecekler. Allah şahittir ki, onlar kesinlikle yalancıdırlar.

 Böyle bir mescitte sakın namaza durma! Daha ilk gününde takva üzerine kurulan bir mescit, içinde namaz kılman için çok daha uygundur. Temizlenmek arzusu taşıyan erler vardır o mescitte. Allah, temizlenenleri sever.’’ (Tevbe Suresi 107/108. ayetler)


O mescidi yaptıracak olanlar bilmezler mi bu ayetleri, ‘dindarlık’ iddiasındalar bilirler elbet bilirler de gerçeğin üzerini örterler, gecenin ayıpları örttüğü gibi. Vah o camiyi nam olsun diye halkın parasıyla yaptıracak olanlara, vah o dırar mescidinde (zararlı mescit) namaz kılacaklara ki onların namazlarını maun suresi mahkûm etmiştir.

M.Recep Erçin
31.05.2012





2-Bir yalan dolandır almış başını gidiyor. İşlerine geldiğinde Avrupa’yı kıskandıracak birbütçe performansı, kamu maliyesi olduğundan dem vuruyorlar. Cari açık kamburumuz büyük ama bütçe verilerimiz avantajımız, diye caka satıyorlar. Elhak doğru da. Bütçe açığı milli gelirin yüzde 1,5’una inmiş, kamu borç yükü, milli gelirin yüzde 40’larında. Avro alanında bütçe açığı yüzde 7-8, kamu borç yükü yüzde 80’lerde, bazılarında yüzde 100’ün üstünde. Bu performansın nasıl yakalandığını da biliyoruz. Vur abalıya formülü ile. Yani yüzde 70’i dolaylı vergi ile… Vur akaryakıt kullanıcısına, vur telefon kullanıcısına, sigara, rakı kullanıcısına, vur tüketiciye, ÖTV.KDV ile…Al sana vergi. Yetmedi, sat elde kalan KİT’leri, kamu arsalarını, binalarını koy bütçeye, tırtıkla İşsizlik Sigortası Fonu’nu, tırtıkla Savunma Fonu’nu, yap vergi, SGK afları topla paraları, sat  2B arazilerini. Daha neler neler… (Mustafa Sönmez ‘memur üstünden yalan dolan’ ayrıca ‘kriz ateşine karşı, vergide vur abalıya’ adlı makalesine bakılabilir.)

3- ‘‘1-Gördün mü o, dini yalan sayanı? 2-İşte odur yetimi itip kakan; 3-Yoksulu doyurmayı özendirmez o. 4- Vay haline o namaz kılanların/dua edenlerin ki, 5- Namazlarından/dualarından gaflet içindedir onlar! 6- Riyaya sapandır onlar/gösteriş yaparlar. 7- Ve onlar, kamu hakkına/yardıma/zekâta/iyiliğe engel olurlar.’’ (Maun Suresi Yaşar Nuri Öztürk’ün Kuan-ı Kerim Mealinden)

4-Eren Erdem’in ilgili yazınsa bakılabilir: http://www.odatv.com/n.php?n=para-testan-muslumanlar-1006111200

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder