30 Aralık 2009 Çarşamba

Kozmik oda operasyonu neden yapıldı?

Kozmik oda operasyonu neden yapıldı?

Amerikan ordusu tarihinin en kapsamlı tatbikatını gerçekleştirmektedir(24.07-15.08.2002 – Nevada/ABD). Tatbikata NATO’nun demirbaş ülkelerinden birçoğu katılmasına rağmen Türkiye davetliler listesinde yoktur. Tatbikatın adı ‘Millenium Challenge’, tatbikatın senaryosu ise daha ilginç;

‘Tatbikatın konusu ise; işgal edilmesi planlanan ülkede önce yıkıcı bir deprem meydana gelir, bu depremle eş zamanlı olarak uluslar arası bir mahkeme ülkenin sınırlarını ilgilendiren ve çıkarlarına ters bir karar alır. Burada konu daha da ilginçleşir ve ordu hedef ülkede darbe yapar ve yakınında bulunan ada ülkeyi ablukaya alır. Önemli ulaşım yollarında bulunan bu adanın ablukaya alınması ile birlikte ABD harekete geçer ve 96 saatte o ülkenin önemli şehirlerini işgal etmeye çalışır.
Bu senaryo açıklamaya gerek bırakmayacak derecede Türkiye'yi, o günden bu güne yaşananları hatırlatmakla birlikte bazı açıklamalarda bulunmakta fayda var. Öncelikle, şunu belirtmek gerekir ki tatbikatın gerçekleştirildiği dönemde, dünyada seferberlik emrini 96 saatte gerçekleştirebilen tek ordu TSK idi. Deprem olması ise Türk vatandaşlarına zaten tanıdık gelecektir. İster gerçek manasında olsun, isterse ekonomik bir depremi temsil etsin bu konu Türkiye ile birebir eşleşmektedir. Ayrıca tatbikatın yapıldığı California'da Kuzey Anadolu Fay Hattı'na eş bir fay hattı olduğu da akılda bulundurulmalıdır. Komşu ada ülkeye yapılan abluka operasyonu ve darbe yapılması ise bu tatbikatın Türkiye açısından en ilginç noktalarıdır.’
(Emin YILMAZ – BOP ve MILLENİUM CHALLENGE Tatbikatı , 08.04.2008 ,
http://www.stratejikboyut.com/haber/bop-ve-millenium-challenge-tatbikati--28124.html )

TBMM tarihi bir karar vermek üzeredir(25.02.2003). Tezkere meclisten geçerse, ABD ordusu Türkiye’nin güneyinden geçerek Irak’ı işgal edecektir. Bu tezkere ile ayrıca ABD ordusu güneyimizden geçip gitmeyecek belirlenen hat boyunca konuşlanacaktır. Tezkere reddedilir, ABD ise bu resti asla unutmayacaktır.

Amerika’nın yeni başkanı Obama Irak’tan çekilme takvimini açıklar. Yazılıp çizilenlere bakılırsa Amerikan postalı Irak’ı işgal ederken basamadığı Türk Topraklarına geri çekilirken basmak niyetindedir. (The Christian Science Monitor Dergisi) Siz buna işgal etmek de diyebilirsiniz.

Bütün bu eski bilgileri niçin yeniden yazdım diye merak ediyorsunuzdur, içinizden mutlaka mesajı alanlar olmuştur.

Ö.K.K.’nın kozmik odalarında ne tür belge ve bilgilerin bulunduğuna dair birçok asker kişi mediamıza beyanat verdi. Bu beyanatlardan anladığımız kadarıyla bu odalarda olağanüstü bir durumda (savaş gibi) ne tür işlemler yapılacağına dair ‘çok gizli’ olan bilgiler bulunmakta.

Evet, bu kısa bilgiler ışığında - ‘arınç ve kozmik odası’ hikâyesinde başroldeki sekiz subayın serbest bırakıldığına da bir kenara not edersek- kozmik odalara niçin girildiğini ve buradaki bilgileri kimlerin çok merak ettiğini anlamış oluyoruz.
Bu bilgileri kim bilmek ister ‘millenium challenge’ tatbikatını kim yapıyorsa o. Bunun aksini iddia etmek ise bizim liberal tosuncukların işi o ayrı.

TSK her ne kadar NATO ordusu da olsa, NATO’nun dahi erişemediği bölümleri mevcuttur (Ege Ordusu’nu lav edin telkinleri, Deniz Kuvvetleri’nde görevli subaylara yönelik tertipler ve Genelkurmay’ın Oruç Reis çıkartması). Ö.K.K.’nı da buna dâhil ediyoruz.(ÖKK’ında görevli subaylara yönelik arınç suikastı tertibi ve General’in Babıali Baskını*)

Yazdıklarımızı kafamızda şöyle bir toparlarsak kozmik olayın ardındaki ‘çok gizli’ tertibin niçin yapıldığını görmüş oluruz.

Kozmik odalarda üst üste arama yapan, kendisine de tarama yapılan hâkime dair bir takım söylentiler var, ben bu konuda konuşamam ne de olsa ‘hukuka saygılı demokrat ve abd ile köklü, tarihi bağları olan’ bir ülkenin vatandaşıyım.

KCK operasyonunu bu tabloda nereye koymalı diye soranlar olabilir, cevabımız:

‘İstiklal Harbi’nde şahin Kürtler bizimle birlikte olmasaydı belki de başaramazdık’

*Babıali Baskını tanımlaması Yalçın Küçük’e aittir.

M.Recep
30.12.2009 - Sakarya

28 Aralık 2009 Pazartesi

mecburiyet hâsıl oldu

mecburiyet hâsıl oldu

26.06.2009 askere sivil yargı yolunu açan yasa meclisten geçti.
14.07.2009 CHP, yasanın Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvurdu.
29.11.2009 Bülent Arınç, ‘bayramdan sonra ne Danıştay kalacak ne Bülent Arınç’ dedi.
20.12.2009 Arınç’a suikast iddiasıyla ‘Genelkurmay’ın TSK içinden bilgi sızdıran bir ajanı izlemek için görevlendirdiği’ subaylar gözaltına alındı.

*Haşim Kılıç ‘askere sivil yargı yolunu açan yasanın’ iptali istemini beş aydan fazla bir süre geçmesine rağmen gündeme almadı.

Arınç’a suikast yapacakları iddiasıyla gözaltına alınan subaylar önce serbest bırakıldı daha sonra Özel Kuvvetler Komutanlığı’na operasyon yapıldı ve önceden serbest bırakılan subaylarla beraber toplam sekiz subay daha gözaltına alındı. Askere sivil yargı yolu açıldı!

Eski adı Seferberlik Tetkik Kurulu olan ve daha sonra nitelik değiştirerek Özel Kuvvetler Komutanlığı adını alan askeri yapılanmanın Ankara’daki başkanlığına yapılan bu operasyon üst üste süren aramalarla devam etti ve ‘çok gizli’ gizlilik derecesi bulunan belgelerin yer aldığı kozmik odalara girildi.
Ve bütün bunlar gözlerimizin önünde oldu ve olmakta. General, hukuka saygılı ve Amerika’dan aldığı en demokrat asker madalyasının hakkını verircesine sadece susmak ve savcıların kozmik odalara girmesini engelleyen subaylara ‘çekilin’ emri vermekle yetindi. Girilen yer sadece ÖKK’nın kozmik odaları değil yatak odalarımızdır, karıştırılan belgeler özel eşyalarımızdır. Bunu yapan devletin hâkimi, savcısı da olsa hâkim ve savcılara ne derece güvenebileceğimizi asrın davası diye anılan CIA tertibinde verilen sınavda gördük. Son gelişmelere bakıldığında her belgenin açılmasına izin verilmediği yalnızca ilgili yerlere giriş izni verildiği haberleri gelse de, bu haberlerin gerçek mi yoksa içimize su serpmek için uydurulmuş yalan haberler mi olduğu konusunda kafam pek net değil. Ancak, gelişmelere dair Mahir Kaynak ve benzerlerinden gelen yorumlar hep aynı, diyorlar ki asker ve hükümetin ‘şiir gibi’ uyumunu bozmak isteyenler var, bir söz vardır ajanlıkta emeklilik olmaz, muhteremlerde görevlerini yapıyorlar.

27.08.1922 günü Mustafa Kemal’e söz verdiği halde tepeyi alamayan Yarbay Reşat Çiğiltepe bunu gururuna yediremez ve intihar eder. Ardından tepe büyük kayıplar verilmesine rağmen alınır.
19.12.2009 komutanlarına suikast düzenlemek iftirasıyla tutuklandıktan sonra serbest bırakılan ve daha sonra hakkında tekrar yakalama kararı verilen Yarbay Ali Tatar bu olayı hazmedemeyerek intihar etti.
TSK’ya karşı yürütülen asimetrik psikolojik savaş artık bir sıcak savaş halini almıştır. Ve bu ‘asimetrik psikolojik savaş’ tespitine yapanlar yeni vaziyet karşısında demokratik ve hukuka bağlı tavırlarını soğukkanlılıkla sürdürmektedirler. General bir noktayı atlamasın askerler çok demokrattı diye anılmazlar ve unutmayın tarih sizleri Silahlı Kuvvetlerin en mahrem yerlerine F tipi örgütü sokan gafil olarak kaydedecektir.
Yazımın başlığını ‘mecburiyet hâsıl oldu’ diye attım. Bunun iki sebebi var birinci sebep uzun süreden beri yazmıyordum ama bu son gelişmeler karşısında sessiz kalamadım. İkinci sebebi ise başlıktaki sözün anlamını bilenler bilir. Bütün bu karanlık tabloya rağmen her zaman olduğu gibi bir ihtimal daha var, düşman toplarının sesi BMM’den duyulmağa başlamıştı… Batı Cephesindeki Türk Ordusu 25.07.1921’de tamamen Sakarya Nehri’nin doğusuna çekildi.

Bu geri çekilme o geri çekilme olmasın!

M.Recep
28.12.2009 - Sakarya
Parola: Tekel’i savunmak vatanı savunmaktır.
Yer: Ankara Türk-İş Genel Merkezi önü
Tarih: 07 Ocak 2010 saat: 12.30