13 mart / sadece
seni tanımıyorum bile
sadece sesini ve dost sohbetini
biliyorum ve arıyorum
sadece adını,
başı ve sonu bir olan
ekmek kokan o buğday sarısı saçların
yaz kelebeklerinin kanat çırpışıyla dalganalırken
mevsimin sımsıcak günbatımlarında evde olmak
yaşlı çınarın altında boylu boyunca uzanıp
şarkılar mırıldanmak rüzgara
şimdi bana öyle bir şey söyle ki
gönlümün sahrasında rengarenk çiçekler açsın
şehirler üstüme üstüme geliyor
yabancısıyım bu medeniyetin
ben ağustos'un en miskin günlerinde
uçsuz bucaksız mısır tarlalarında koşuşturup
karadeniz'in serin rüzgarlarıyla seviştim
şimdi sana şiirler yazmak geldi içimden
yitik yıllarımın şerefine bir şişe konyak devirmek,
belki de fütursuzca yağan kışın bu son karına kadeh kaldırmak
ve evet,
daha sakladığım dizeler var benim
bu dünyadan sonrasına
kimseler okumasın diye serimde çürüttüğüm
belki bana belki de sana yazıldılar bilmiyorum
bir belirip bir kayboldular
mart'ın kararsız günleri gibi
güneşi kıskandılar
bu sabah bir parça hüzün düştü gözlerimden
kaldırımlara serpildi
aşüfte kemanlardan yükselen
ahlaksız notaların huysuz cızırtıları arasında
sesim şimdi asude bir gecedir
aldırma, suskunluğum nicedir
ayazlar kuşanmış kıştan kalma bir gece
solgun yüzümde, eski bir hatıranın tebessümü
ruhumun karanlık dehlizlerinde yanan kandiller
uzak kahkahalarının gürültüsünde yalnız
bir telefon zilinin çalmasını bekler
mart 2013 bir ay boyunca tek bir şiir (e.n. için yazıldı )
1 Nisan 2013 Pazartesi
1 Mart 2013 Cuma
13 şubat / gölgesiz geçtim geceden
13 şubat
gerçekleri gösterenleri kimse sevmez;
çünkü gerçekler, onların doğrularına terstir.
{1.2.13}
yaprakları dökülmüş mahzun
bekleşir ıhlamurlar
ve sararmış ahşap sandıktaki o ipek
mendiller
...
ay uykudaydı gölgesiz geçtim geceden
soğuk bir rüzgar esiyordu
nefesinin sıcaklığı hatırımda
peki ya ellerin neredeler?
en karanlık saatindeyim şimdi zifiri
uykuların
sesin yankılanırken yıldızların
kucağında
arsız perilerim seni çağırır yasak
şiirlerden
{4.2.13 / g.k. için}
böyle içiyorsam ve kör kütük
sarhoşsam eğer
senin yüzündendir ve aşk yüzünden
böyle deli divane yaşıyorsam
ve yine böyle zehir zemberek şiirler
yazıyorsam eğer
tek sebebi sensindir!
{13.2.13}
al beni uçurumlardan
sal gökyüzüne kanatlarım alevlensin
al beni kuytulardan
vur denizlere zaten sürgün yemişim
bir çiçek açmaya görsün şimdi
bir kelebek konarsa eğer üzerine
bak bahar yağmurları inceden inceye
ağlatır şimdi öksüz dizeleri
{14.2.13}
ölmek ne güzel şey bilemezsin
o kadar çok sevdim ki
kaç defa öldüm bilmiyorum
o kadar çok sevmişim işte
{15.2.13}
unutulmuş bir roman
eksik kalmış, kahramanlarıysa yalan
dünyamız, senin ve benim dünyam
ayrı ayrı düşeceğiz
düştüğümüz kuytularsa aynı
yaz çekinme yaz!
bak ben yazıyorum hem okuyorum da
ama sen sağır, ama sen dilsiz
ama sen en alçak çağındasın
karanlığın....
{16.2.13}
kaybolmuştum,
ve kelebeğin kanadına tutundum
bir yalancı baharın koynundayım
yani düştüm düşeceğim
mısraların gövdesinde belki beş
harfli bir kelimeyim
adımı, bitmeyen hikayelerde
unuttum...
çam kokuları tenha gecede
bulutlar iyice birbirine sokulmuş
aynalı kavak'tan haliç'e
ölülerin şarkısı duyulur
yolun bir adım ötesinde...
inzibatlar çevirmiş geçit yok
ve hasköy olanca sakinliğiyle
günün en rezil saatinde
yüzü pul pul dökülür yağlı boya
tabloların
ben ise çaresizlik vapurunun kıskanç
güvertesinde
ufka dalıp senden sonrası için
intiharlar tasarlarım...
{17.2.13}
bak geliyor çay başından
yazması allı
salınır da geçer
cilveli yarim
ah yürek yaralı
gel çıkalım yalnız dağın başına
bir cigara saralım
dumanını yeller alsın
ben seni koklayayım / doyayım
bakayım gözlerine uzun uzun
ellerini tutayım
ah saçıma aklar düştü
sana nasıl doyayım /
dermansız derde kaldım
seni nasıl sarayım
{18.2.13}
Rakı kokuları bütün geceye dağılmış
Ellerim titriyor, öyle sarhoşum
Cebimde kasvetli şiirlerden birkaç
uzun dize
Erken sabah oldu biliyorum
Penceremdeki güneşse senin yüzün
En nihayetinde bitişler
Rızasız bir ayrılıktır
Çekilirken ruhum
İnce ve huysuz bedenimden
Nazende sevdalar aldırış etme
{19.2.13}
ben meftunum gözlerine
sen kaçak göçek gecelerde
tutarsam kırılacak
kanatları sevdanın toz pembe
gidiyorsun fakat elvedasız
ardında yıkılmış şehirler var
yaktığın ateş sönmedi hala
terk ettiğin gönlümde yangınlar var
ah yalanmış herşey şimdi
bitiyormuş meğer o büyük sevgi
kapattım bütün penceremi
aşk girmesin bu bahar içeri {son
kısım nakarat – 20.2.13}
buz mavisi şu gecede
şubatın soğuğu, uykularını
kaçırırken
sokak köpeklerinin
yıldızların asude parıltısı
haliç'in sularına gömülüyor
ve köhne bir meyhanede
ben divane şair, kadehimi
rakıya bile suyla ihanet etmeyecek
kadar
sadakatli olan'a kaldırıyorum
{g.k. için – 21.2.13}
bakışlarında baharın nazlı
rüzgarları
gülüşüne temmuz değmiş nasıl da
yakıyor
dut ağacının dalında bir garip
iskete öter
türküsü yaman, gülüşünden de
beter
gelmeyeceksen şimdi zaten hiç
beklemem
aldatıyorsan eğer kanarım bilirsin
çayım soğumadan gel vapur kalkıyor
martıların neşesi günü karartıyor
{22.2.13}
yağmurun bile inceden inceye ıslatanı
makbulken
aşk, nedense yıldırım misali
ansızın çarpıyor {22.2.13}
topla baharları
ansızın gel bu akşam
meyler yanar olmuş
bitmedi bitmez sevdan
süzülür ya kirpiklerin ardında
o can yakan gözler
alır beni benden alır
karafakide mey eder
{25.2.13}
güvercinli sokakta
tamburlarda akşam ezanı
kokla çiçekleri
menekşeler zamanı
arnavut kaldırımları
ıslatırken yağmurlar
bulutlar ağlıyordur
topla gel mektupları
{26.2.13}
17 Şubat 2013 Pazar
al beni
al beni uçurumlardan
sal gökyüzüne kanatlarım alevlensin
al beni kuytulardan
vur denizlere zaten sürgün yemişim
bir çiçek açmaya görsün şimdi
bir kelebek konarsa eğer üzerine
bak bahar yağmurları inceden inceye
ağlatır şimdi öksüz dizeleri
{14.2.13}
sal gökyüzüne kanatlarım alevlensin
al beni kuytulardan
vur denizlere zaten sürgün yemişim
bir çiçek açmaya görsün şimdi
bir kelebek konarsa eğer üzerine
bak bahar yağmurları inceden inceye
ağlatır şimdi öksüz dizeleri
{14.2.13}
31 Ocak 2013 Perşembe
13'e dizeler ocak13
ocak 13
boşlukta kayan yıldızlar gibiyim
yanarak düşüyorum gözlerinden,
sonsuzluğa...
{1.1.13}
memleketin dağlarına kar yürümüş hey hey
kan bürümüş gözlerini düşmanın cânım
al al olmuş yanakların ayaz yemiş hey gidi
ayrılık zemheridir demedim mi yar
{2.1.13}
sevdalar kuşandım geliyorum, sırdaşım
ağlama gözyaşların kurşun gibi ağır
zulümhanelerden geçtim, ölümcül yaralarım
işkenceler bile incitmedi, sözlerin kadar
{4.1.13}
ve karanlığa düştü sevdam
...
öyle biri hiç olmadı
tıpkı öncekiler gibi,
talihsiz bir rüyaydı.
sildim bütün anıları,
sürdüğüm gibi bulutları.
yeni bir ay doğuyor
bu gece, başka olacak
ve bu gecenin sabahında
doğacak güneş;
gözlerimin yalazı kadar parlak,
ellerim kadar sıcak.
zamansız rüzgarlar esecek,
uzun uzun eski şarkılardan
nakaratlar mırıldanacağım.
zehirli sarmaşıklar ormanımı esir almış
işte vakti geldi ölüme yatmanın.
{5.1.13}
Görmediğim zamanlarda
Ansızın aklıma düşer gözlerin
Mevsimler geçiyor tadına varamadan
Zaman beni bir bilinmezliğe sürüyor
Ektiğim tohumlar bile yeşerdi çoktan
Kapattım bütün kapıları
Umut şimdi boş bir pencere
Lanet okuyorum bütün sevmelere
Aşk acı bir su, serptiğin yanan ellerime
{6.1.13 / g.k. için}
kış uykularımda adını buğulu camlara çizdiğim,
rüyalar bile uzak nedendir?
eski masallardan anlatalım uzun uzun,
hatırlar mısın?
kar tanelerinin intiharı anlatılmaz bir şölen,
sensizlik demlerinde varmışsın gibi yapmak,
avutmak ve avunmak beyhude
şimdi uzaktır zaman...
bir tutam yıldız serpildi geceme
saçlarının dalgasından,
sıcaklığını özlediğim ellerinse ayrı..
çırağan'dan süzüldü anılarım şu soğuk denize...
{9.1.13}
Meridyenler sarmalı münzevi, göğün dehlizlerinde
Ellerinde kar bulutları yükseliyor, ağır ve pak
Sükun perdesi örtülmüş, eski şehirlerin üzerine
Umacı kuşları geçiyor bak, şarkılar söyleyerek
Teninde ise, dünyaya gözünü açmanı sımsıcak heyecanı ...
{18.1.13 / kardeşim mesut için}
kadife gecelerde,
yalnızlığın rengi gözlerin...
ya bırak büsbütün, git
ya gel, hep kal bende....
uçmağa vardı hayallerimiz, beyhude
susturdum seni çağıran arzularımı.
sessizce seyrediyorum, çöküşünü devr-i saltanatımın
yakamozların yalazı, denizin ellerinde
yeni bir hayat tasarlıyorum şimdi,
benim artık bir başka ben olduğum
şu kararsızlık mevsiminde...
{19.1.13}
gece sisleri aldı beni, sigaramı ayaz çaldı nerdesin?
bir kibrit çakıver karanlığa, gözlerim alevlensin...
{20.1.13}
kalem için ve şu yazdıklarım için
senin için en çok bilmelisin
susuzluğum...
al başını git, vur uzak yollara sevdanı
vuslatın başka, bu sıla değil...
kaşlarını çatmış yine yıldırımlar saçıyor
sesinde titrek kıvılcımlar
belli ki yeni dizeler türetiyor...
yaşamak istediğim günlerden bugün
uzakta olmadığın anlardan biri işte...
{21.1.13}
günleri boş kadehler misali devirip
ömrümün kızıl akşamlarında,
ve her kabuslu gecenin sabahında
ağız dolusu kan tükürdüm müstehzi aynalara...
{22.1.13}
aşk bitmedi daha
yâr sönmedi kalbim,
geçmedi bahar
biterse bitsin artık yeter!
acılar ağır nasıl da beter
sensiz olamam bunu bil yeter
(sevdiğimi bil bu bana yeter)
uçuyor deli zaman
esiyor kumları ah
yakıyor aşkın acısı
savruldum yine bak gecelere
{25.1.13 – şarkı sözü}
yüzünü neredeyse hatırlamıyorum bile
ve sesin pek sıcak gelmese de
derinlerde bir yerlerde
çapkın ruhum seni çağırıyor
bilemedim niye!
{30.01.13 / e.n. için}
boşlukta kayan yıldızlar gibiyim
yanarak düşüyorum gözlerinden,
sonsuzluğa...
{1.1.13}
memleketin dağlarına kar yürümüş hey hey
kan bürümüş gözlerini düşmanın cânım
al al olmuş yanakların ayaz yemiş hey gidi
ayrılık zemheridir demedim mi yar
{2.1.13}
sevdalar kuşandım geliyorum, sırdaşım
ağlama gözyaşların kurşun gibi ağır
zulümhanelerden geçtim, ölümcül yaralarım
işkenceler bile incitmedi, sözlerin kadar
{4.1.13}
ve karanlığa düştü sevdam
...
öyle biri hiç olmadı
tıpkı öncekiler gibi,
talihsiz bir rüyaydı.
sildim bütün anıları,
sürdüğüm gibi bulutları.
yeni bir ay doğuyor
bu gece, başka olacak
ve bu gecenin sabahında
doğacak güneş;
gözlerimin yalazı kadar parlak,
ellerim kadar sıcak.
zamansız rüzgarlar esecek,
uzun uzun eski şarkılardan
nakaratlar mırıldanacağım.
zehirli sarmaşıklar ormanımı esir almış
işte vakti geldi ölüme yatmanın.
{5.1.13}
Görmediğim zamanlarda
Ansızın aklıma düşer gözlerin
Mevsimler geçiyor tadına varamadan
Zaman beni bir bilinmezliğe sürüyor
Ektiğim tohumlar bile yeşerdi çoktan
Kapattım bütün kapıları
Umut şimdi boş bir pencere
Lanet okuyorum bütün sevmelere
Aşk acı bir su, serptiğin yanan ellerime
{6.1.13 / g.k. için}
kış uykularımda adını buğulu camlara çizdiğim,
rüyalar bile uzak nedendir?
eski masallardan anlatalım uzun uzun,
hatırlar mısın?
kar tanelerinin intiharı anlatılmaz bir şölen,
sensizlik demlerinde varmışsın gibi yapmak,
avutmak ve avunmak beyhude
şimdi uzaktır zaman...
bir tutam yıldız serpildi geceme
saçlarının dalgasından,
sıcaklığını özlediğim ellerinse ayrı..
çırağan'dan süzüldü anılarım şu soğuk denize...
{9.1.13}
Meridyenler sarmalı münzevi, göğün dehlizlerinde
Ellerinde kar bulutları yükseliyor, ağır ve pak
Sükun perdesi örtülmüş, eski şehirlerin üzerine
Umacı kuşları geçiyor bak, şarkılar söyleyerek
Teninde ise, dünyaya gözünü açmanı sımsıcak heyecanı ...
{18.1.13 / kardeşim mesut için}
kadife gecelerde,
yalnızlığın rengi gözlerin...
ya bırak büsbütün, git
ya gel, hep kal bende....
uçmağa vardı hayallerimiz, beyhude
susturdum seni çağıran arzularımı.
sessizce seyrediyorum, çöküşünü devr-i saltanatımın
yakamozların yalazı, denizin ellerinde
yeni bir hayat tasarlıyorum şimdi,
benim artık bir başka ben olduğum
şu kararsızlık mevsiminde...
{19.1.13}
gece sisleri aldı beni, sigaramı ayaz çaldı nerdesin?
bir kibrit çakıver karanlığa, gözlerim alevlensin...
{20.1.13}
kalem için ve şu yazdıklarım için
senin için en çok bilmelisin
susuzluğum...
al başını git, vur uzak yollara sevdanı
vuslatın başka, bu sıla değil...
kaşlarını çatmış yine yıldırımlar saçıyor
sesinde titrek kıvılcımlar
belli ki yeni dizeler türetiyor...
yaşamak istediğim günlerden bugün
uzakta olmadığın anlardan biri işte...
{21.1.13}
günleri boş kadehler misali devirip
ömrümün kızıl akşamlarında,
ve her kabuslu gecenin sabahında
ağız dolusu kan tükürdüm müstehzi aynalara...
{22.1.13}
aşk bitmedi daha
yâr sönmedi kalbim,
geçmedi bahar
biterse bitsin artık yeter!
acılar ağır nasıl da beter
sensiz olamam bunu bil yeter
(sevdiğimi bil bu bana yeter)
uçuyor deli zaman
esiyor kumları ah
yakıyor aşkın acısı
savruldum yine bak gecelere
{25.1.13 – şarkı sözü}
yüzünü neredeyse hatırlamıyorum bile
ve sesin pek sıcak gelmese de
derinlerde bir yerlerde
çapkın ruhum seni çağırıyor
bilemedim niye!
{30.01.13 / e.n. için}
Kaydol:
Yorumlar (Atom)