ah rüzgâr gaddarlığı bırakıp
yine meltem oldu dolu içime
sen aklıma düştükçe
sımsıcak hasretin sarıp sarmalar beni
sokak lambalarının sarı ve titrek ışığında
çıplak ağaç gölgeleri saklayamaz beni
henüz ayaza çekip zehrini akıtmamış
bu soğuk kış gecesinden
dakikalar uzar gider kaldırımlar boyunca
ve sana ulaşır yalnızlığım
böyle gecelerde pencerende bir uğultu duyarsan
bil ki özlem dolu dizelerle seni anmaktayım
ah rüzgar yine ab-ı hayat olsan aksan içime
bilmem hangi zamanın baharından kalmasın
üşümüşsün belli usulca yanıma sokulmaktasın
kimsesiz kaldığım bu şehirde
gece iki/dört nöbetinde
ah rüzgar meltem olup usulca sızar içime
sen aklıma düştükçe
sımsıcak hasretinle sarıp sarmalar beni
buram buram saçların kokar boş caddeler
ve saat tam sıfır dörtte, gitme vakti geldiğinde
uykulu gözlerle yatağıma çekilirken ben
bir buse uçur sol yanağıma, kardeşçe selamlarınla…
mustafa recep
25.01.2011
sevgili kardeşim meltem’e ithaf edilmiştir.
16 Nisan 2011 Cumartesi
hüzün yağmurları
giderken ağlamak ne sana ne bana yakışır
bu saatten sonra
yağdı mı hüzün yağmurları
gözyaşlarımız engeller mi sanırsın ayrılığı
koptuysa gönül zincirleri birbirinden
giderken kim tutacak elini
şefkatle kim dur diyecek
bu saaten sonra
yağdı mı hüzün yağmurları
gözyaşlarımız engeller mi sanırsın ayrılığı
kırılsın kadehler bu gece
dökülüp ziyan olsun aşk şarabı
çığlıklarımız yıkar o zaman
ördüğümüz yalan duvarlarını
yağdı mı hüzün yağmurları
mustafa recep
02.03.2010
bu saatten sonra
yağdı mı hüzün yağmurları
gözyaşlarımız engeller mi sanırsın ayrılığı
koptuysa gönül zincirleri birbirinden
giderken kim tutacak elini
şefkatle kim dur diyecek
bu saaten sonra
yağdı mı hüzün yağmurları
gözyaşlarımız engeller mi sanırsın ayrılığı
kırılsın kadehler bu gece
dökülüp ziyan olsun aşk şarabı
çığlıklarımız yıkar o zaman
ördüğümüz yalan duvarlarını
yağdı mı hüzün yağmurları
mustafa recep
02.03.2010
''akıncılar''
''akıncılar''
nal sesleri geliyor uzaklardan
gece geçti dağları akıncılar
soğuktan çatlamış dudakları
bunlar bizim karayağız delikanlılar
silah sesleri geliyor uzaklardan
kahpe düşmanı pusuya koydu akıncılar
yirmi dört gavur leşi serdiler birde şehit var bizden
ahmet oğlu mehmet söğütlü köyünden
nara atıyor efeler, sesleri geliyor uzaklardan
yel gibi geçti düşman üzerinden akıncılar
ateşler yakıldı ulus dağı'nda
düşmanı kayalara serdi efeler
nal sesleri geliyor uzaklardan
silah sesleri çığlık seslerine karıştı
akıncılar düşer birer birer vuruşarak
ölmek yok son kurşunu sıkmadan
bir rumeli türküsü çağırır uzun efe
kır atının üstünde gördesli asker makbule
yunan sarmış yolları dinler mi hiç
çığ olup da çullanır gavurun üstüne
dört yanı çevirdi gavur taburları
emir verdi müfreze kumandanları
akıncılar şimdi ulus dağı'nın yaman kartalları
savrulurken karlar poyrazda, geçecekler yolları
yaman vuruşur pehlivan ağa dağlarda
sağ yanında ağır bir emanet taşımakta
uyumak yok denize dökene kadar düşmanı
emir verdi akıncıların kumandanı
''haydi at bin ileri''
m.recep
29.03.2011
nal sesleri geliyor uzaklardan
gece geçti dağları akıncılar
soğuktan çatlamış dudakları
bunlar bizim karayağız delikanlılar
silah sesleri geliyor uzaklardan
kahpe düşmanı pusuya koydu akıncılar
yirmi dört gavur leşi serdiler birde şehit var bizden
ahmet oğlu mehmet söğütlü köyünden
nara atıyor efeler, sesleri geliyor uzaklardan
yel gibi geçti düşman üzerinden akıncılar
ateşler yakıldı ulus dağı'nda
düşmanı kayalara serdi efeler
nal sesleri geliyor uzaklardan
silah sesleri çığlık seslerine karıştı
akıncılar düşer birer birer vuruşarak
ölmek yok son kurşunu sıkmadan
bir rumeli türküsü çağırır uzun efe
kır atının üstünde gördesli asker makbule
yunan sarmış yolları dinler mi hiç
çığ olup da çullanır gavurun üstüne
dört yanı çevirdi gavur taburları
emir verdi müfreze kumandanları
akıncılar şimdi ulus dağı'nın yaman kartalları
savrulurken karlar poyrazda, geçecekler yolları
yaman vuruşur pehlivan ağa dağlarda
sağ yanında ağır bir emanet taşımakta
uyumak yok denize dökene kadar düşmanı
emir verdi akıncıların kumandanı
''haydi at bin ileri''
m.recep
29.03.2011
anlayana ;)
*hayatları boyunca birilerinin hizmetlisi (bu birilerinin mevki ve makamları ne olursa olsun) veya hizmetçisi olmaktan öte geçemeyecek bir takım kimselerin, bir bu kadar daha yaşasalar şahsımın kürre-i arz'da bugün sahip olduğu konuma sahip olamayacaklarını bilmemeleri ve bu bilgisizlikleriyle kendilerini benimle eş tutmağa veya paçalarımdan tutarak kendi çıkmaz sokaklarına çekme gayretlerini ibretle izliyorum ve ne gariptir ben tüm bu yaşayanları kara komedi bir film gibi izlemekteyim,
*akıl sağlığım hala yerinde çünkü deliler için delirmek söz konusu olamaz lakin birilerinin amacı beni kendi anladıkları manada ''akıllı'' kılmaksa ben o zırvalıkları kısa pantolon giyerken bir sakız gibi çiğneyip sonra çöpe attım...
anlayana ;)
nereden bakarsanız bakın vatani görevimi hiçde zor şartlarda yapmıyorum lakin çok zorlanıyorum çünkü askerlik yapmak için geldiğim bu yerde ne yazık ki asker değilim!...
askerlik: türk vatanını, istiklal ve cumhuriyetini korumak ve kollamak için HARP SANATINI ÖĞRENMEK VE YAPMAK faaliyetidir.
mustafa recep
16.04.2011
*akıl sağlığım hala yerinde çünkü deliler için delirmek söz konusu olamaz lakin birilerinin amacı beni kendi anladıkları manada ''akıllı'' kılmaksa ben o zırvalıkları kısa pantolon giyerken bir sakız gibi çiğneyip sonra çöpe attım...
anlayana ;)
nereden bakarsanız bakın vatani görevimi hiçde zor şartlarda yapmıyorum lakin çok zorlanıyorum çünkü askerlik yapmak için geldiğim bu yerde ne yazık ki asker değilim!...
askerlik: türk vatanını, istiklal ve cumhuriyetini korumak ve kollamak için HARP SANATINI ÖĞRENMEK VE YAPMAK faaliyetidir.
mustafa recep
16.04.2011
Kaydol:
Yorumlar (Atom)