26 Haziran 2010 Cumartesi

geç olacak sabah

geç olacak sabah

hep dilimizde olan ama bir türlü söyleyemediğimiz
o hüzünlü şarkılardır içimizi bu denli karartan
ve bizi yalnız kaldığımızda içten içe ağlatan,
çiçekli elbiseler giymiş bir kız çocuğudur o anda ruhumuz,
mavi gözlerimiz elimizden tutacak birilerini arar sokak ortasında,
bir nihavent taksimi daha geç üstat,
kızın adı neveser olsa da,
sen yine felekten bir gece çal,
nasıl olsa gece ile sözleştik
kaçıracak treni
geç olacak sabah…

mustafa recep

13.06.2010

3 Haziran 2010 Perşembe

bir ateşböceğidir fikir,
tutmağa çalıştıkça hep bir adım ötede beliriverir
ve bilirsen kavramasını kılıç misali sana kudret verir
mustafa recep
03.06.2010

hikaye bu ya;

hikaye bu ya;
dört divan yolları köroğlu dağları
dağın eteklerinde uyuyan bir şehir
biraz hemşehri biraz yabancı bir sürgün bu şehirde
dört divan ovası köroğlu dağları
gölbaşında vurdular dağın kartalını
ey garip çam ormanları nerede saklarsınız nazlı maralımı
dört kumandan dört ordu kuruldular ovaya
bir yürek oldu dört sancak
gece aştılar dağları şafakta yürüdüler nice düşman üstüne
dört divan yollarını tenha komaz kervanlar
mayısta ak tepeleri selamlayıp da geçerek
bir şehirden bir başka şehre bağlar kurarlar
gece çöktü mü buralara buz kesilir her taraf
kuşluk vakti dumanlı vakur ve esir ülkem
hikaye buya, kızıl kurdu burada tutsak ettiler
sarp kayaların ardına çakalları gardiyan eylediler
kollasınlar diye bozuk düzeni
ve sürsün diye bu keşmekeş
tilkileri ovalara sürdüler
boğsun diye karanlıklar genç yıldızları
hasdal da bizleri günden güne çürüttüler
mustafa recep
01.06.2010