1 Nisan 2013 Pazartesi

13 mart / sadece

13 mart / sadece


seni tanımıyorum bile

sadece sesini ve dost sohbetini

biliyorum ve arıyorum

sadece adını,

başı ve sonu bir olan



ekmek kokan o buğday sarısı saçların

yaz kelebeklerinin kanat çırpışıyla dalganalırken

mevsimin sımsıcak günbatımlarında evde olmak

yaşlı çınarın altında boylu boyunca uzanıp

şarkılar mırıldanmak rüzgara



şimdi bana öyle bir şey söyle ki

gönlümün sahrasında rengarenk çiçekler açsın

şehirler üstüme üstüme geliyor

yabancısıyım bu medeniyetin

ben ağustos'un en miskin günlerinde

uçsuz bucaksız mısır tarlalarında koşuşturup

karadeniz'in serin rüzgarlarıyla seviştim



şimdi sana şiirler yazmak geldi içimden

yitik yıllarımın şerefine bir şişe konyak devirmek,

belki de fütursuzca yağan kışın bu son karına kadeh kaldırmak



ve evet,

daha sakladığım dizeler var benim

bu dünyadan sonrasına

kimseler okumasın diye serimde çürüttüğüm

belki bana belki de sana yazıldılar bilmiyorum

bir belirip bir kayboldular

mart'ın kararsız günleri gibi

güneşi kıskandılar



bu sabah bir parça hüzün düştü gözlerimden

kaldırımlara serpildi

aşüfte kemanlardan yükselen

ahlaksız notaların huysuz cızırtıları arasında

sesim şimdi asude bir gecedir

aldırma, suskunluğum nicedir



ayazlar kuşanmış kıştan kalma bir gece

solgun yüzümde, eski bir hatıranın tebessümü

ruhumun karanlık dehlizlerinde yanan kandiller

uzak kahkahalarının gürültüsünde yalnız

bir telefon zilinin çalmasını bekler



mart 2013 bir ay boyunca tek bir şiir (e.n. için yazıldı )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder