Şam’ın Şekeri
… mavinin büyüsüne kapılmış cinlerin
seni divane yeller alıp götürmüş
toros dağlarının ardında top sesleri duyulur
senin için topladım kokla doyasıya, sarı zambakları...*
Tez zamanda tahtına oturmak şevkiyle yanıp tutuşan bir
padişah adayının, eski pay-ı tahta nam olsun deyu dikeceği eserler şu yana
dursun ‘yıldız teşkilatını’ aratmayacak pervasızlıktaki hafiyeliklerinin
‘despotluğu Sultan Hamit’e taş çıkarır’ sınırları aşaraktan bir sefer-i cenup
halini almasına ramak kaldı.
Suriye’deki ateşin sıcaklığı ne zamandır bölgeyi aşmış halde
Hula’da yaşanan trajik olayı ise küresel çetenin elemanları Esad yönetimine
yıkmaya kalktı sanki başından beri her şeyi onlar tezgâhlamıyorlarmış gibi.
Hula’daki katliamla ilgili Şam yönetiminin görevlendirdiği araştırma komisyonu
ilginç tespitlerde bulundu ve bunları kamuoyuna açıkladı. Komisyon başkanı
Tuğgeneral Kasım Cemal Süleyman açıklamasında "Elde edilen ön bilgiler, silahlı terör gruplarının beldeye
girdikten sonra asayiş güçlerini hedef almak üzere Teldo beldesinin çevresinde
beş havan topu yerleştirdiğini ortaya koydu. Katliamda hayatını kaybedenlerin
çoğunluğunun çocuklardan oluştuğu gözlemlendi. Çocukları katletmek asayiş
güçlerinin değil silahlı terör gruplarının fitne ve mezhep çatışması yaratma,
vatan birliğini baltalama amaçlarına hizmet etmektedir. Bu durum devlet ve
ordunun çıkarlarına aykırılık teşkil eder.’’ dedi. Gene aynı açıklamada bu
katliamı yapanlarına asıl amaçlarının Milletvekili Abdülmuti Meşleb'in
yakınları olduğunu söyledi.
Dün Meclis’in açılış oturumunda konuşan Suriye Devlet
Başkanı Beşar Esad kısaca ülkesindeki terörün dış kaynaklı olduğunun altını
çizdi ve reformları ise halkının refahı için sürdüreceği mesajını verdi. Yani
Esad durumun farkında ve başından beri her şeye rağmen hiç eğilip bükülmeden
mücadele ediyor.
Elbette vicdan ve akıl sahibi kimseler bu oyuna sessiz
kalmıyorlardı. Küresel çetenin ve en büyük silahı yalancı medyanın ‘müdahale’
çığlıklarına aldırmayıp gerçekleri dünyaya aktarıyorlardı. İşte Prof. Chossudovsky
bu olayların hemen ardından globalresecarh.ca’de yayımladığı makalesinde ‘masum
sivillere yapılan bu katliamın Suriye’ye savaş ilan etmek için kamuoyu desteği
sağlamak amaçlı bir ABD projesi olduğunu’ söylüyordu. Bu taktiğin 1962 yılına
kadar uzandığını söylüyor ve örnek olarak ‘Northwoods Operasyonunu’ veriyordu. (bakınız:
http://www.globalresearch.ca/index.php?context=va&aid=31122
)
Elbette iş bu kadarla kalmadı Türkiye isyancıları
desteklemek şöyle dursun Şam ile köprüleri atan bir hamle yapıyor, Suriye
Büyükelçisini ve diğer Suriyeli diplomatları ‘personae non gratae’ ilan
ediyordu. Washington vur dedikçe bizimki öldürüyordu.
Putin-Merkel görüşmesinde, Rus liderin ‘askeri müdahaleye
karşı olduğunu’ önemle belirtmesi ve ikilinin ortak açıklamalarına yansıyan
‘siyasi çözüm’ söylemi küresel çetenin NATO’dan sonra BM barış gücü kartını da
zora sokuyor. Ancak Türk medyasının da şakşakçılığını yapmakta beis görmediği
çiçeği burnunda Fransız lider Hollande sosyalist cüppesini dış politikada
Amerikacılıkla değiştirmiş olacak ‘Esad’ın kellesini üsterüz’ diyerek adeta
Sarkozy’nin ‘Suriye taahhütlerini’ kabul ettiğini açıklıyor.
Suriye’ye dair daha çok oyunların döneceği ortada Çin’in
tavizsiz tavrı belirleyici unsurlardan biri elbette Rusya’nın da ancak
Suriye’ye yönelik stratejinin bundan sonra ne yönde ilerleyeceğini
kestirebilmek için küresel çetenin elebaşlarının açıklamalarını iyi okumak
lazım. Banu Avar 1 Haziran günü yayımladığı ‘Bilderberg Cemaati’ başlıklı
yazısının sonuç kısmında şunları söylüyor:
‘3 Haziran sonrası bu
yıl Bilderberg’de alınan kararların kokuları çıkar. Katılımcıların beyanlarını
dikkatle takip edin.. Gerek Amerikan seçimlerinin sonuçlarını, İsrail oyunlarını,
gerek Suriye ve İran’daki gelişmeleri, Çin ve Pasifik’deki küresel cemaatin
adımlarını koklayacaksınız.’
Gözünüz açık olsun…
M.Recep Erçin
04.06.2012
Not: sadece
ulusalbakis.com için yazılmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder