5 Haziran 2012 Salı

Şam’ın Şekeri


Şam’ın Şekeri

… mavinin büyüsüne kapılmış cinlerin
seni divane yeller alıp götürmüş
 toros dağlarının ardında top sesleri duyulur
senin için topladım kokla doyasıya, sarı zambakları...*

Tez zamanda tahtına oturmak şevkiyle yanıp tutuşan bir padişah adayının, eski pay-ı tahta nam olsun deyu dikeceği eserler şu yana dursun ‘yıldız teşkilatını’ aratmayacak pervasızlıktaki hafiyeliklerinin ‘despotluğu Sultan Hamit’e taş çıkarır’ sınırları aşaraktan bir sefer-i cenup halini almasına ramak kaldı.

Suriye’deki ateşin sıcaklığı ne zamandır bölgeyi aşmış halde Hula’da yaşanan trajik olayı ise küresel çetenin elemanları Esad yönetimine yıkmaya kalktı sanki başından beri her şeyi onlar tezgâhlamıyorlarmış gibi. Hula’daki katliamla ilgili Şam yönetiminin görevlendirdiği araştırma komisyonu ilginç tespitlerde bulundu ve bunları kamuoyuna açıkladı. Komisyon başkanı Tuğgeneral Kasım Cemal Süleyman açıklamasında "Elde edilen ön bilgiler, silahlı terör gruplarının beldeye girdikten sonra asayiş güçlerini hedef almak üzere Teldo beldesinin çevresinde beş havan topu yerleştirdiğini ortaya koydu. Katliamda hayatını kaybedenlerin çoğunluğunun çocuklardan oluştuğu gözlemlendi. Çocukları katletmek asayiş güçlerinin değil silahlı terör gruplarının fitne ve mezhep çatışması yaratma, vatan birliğini baltalama amaçlarına hizmet etmektedir. Bu durum devlet ve ordunun çıkarlarına aykırılık teşkil eder.’’ dedi. Gene aynı açıklamada bu katliamı yapanlarına asıl amaçlarının Milletvekili Abdülmuti Meşleb'in yakınları olduğunu söyledi.

Dün Meclis’in açılış oturumunda konuşan Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad kısaca ülkesindeki terörün dış kaynaklı olduğunun altını çizdi ve reformları ise halkının refahı için sürdüreceği mesajını verdi. Yani Esad durumun farkında ve başından beri her şeye rağmen hiç eğilip bükülmeden mücadele ediyor.

Elbette vicdan ve akıl sahibi kimseler bu oyuna sessiz kalmıyorlardı. Küresel çetenin ve en büyük silahı yalancı medyanın ‘müdahale’ çığlıklarına aldırmayıp gerçekleri dünyaya aktarıyorlardı. İşte Prof. Chossudovsky bu olayların hemen ardından globalresecarh.ca’de yayımladığı makalesinde ‘masum sivillere yapılan bu katliamın Suriye’ye savaş ilan etmek için kamuoyu desteği sağlamak amaçlı bir ABD projesi olduğunu’ söylüyordu. Bu taktiğin 1962 yılına kadar uzandığını söylüyor ve örnek olarak ‘Northwoods Operasyonunu’ veriyordu. (bakınız: http://www.globalresearch.ca/index.php?context=va&aid=31122 )

Elbette iş bu kadarla kalmadı Türkiye isyancıları desteklemek şöyle dursun Şam ile köprüleri atan bir hamle yapıyor, Suriye Büyükelçisini ve diğer Suriyeli diplomatları ‘personae non gratae’ ilan ediyordu. Washington vur dedikçe bizimki öldürüyordu.

Putin-Merkel görüşmesinde, Rus liderin ‘askeri müdahaleye karşı olduğunu’ önemle belirtmesi ve ikilinin ortak açıklamalarına yansıyan ‘siyasi çözüm’ söylemi küresel çetenin NATO’dan sonra BM barış gücü kartını da zora sokuyor. Ancak Türk medyasının da şakşakçılığını yapmakta beis görmediği çiçeği burnunda Fransız lider Hollande sosyalist cüppesini dış politikada Amerikacılıkla değiştirmiş olacak ‘Esad’ın kellesini üsterüz’ diyerek adeta Sarkozy’nin ‘Suriye taahhütlerini’ kabul ettiğini açıklıyor.

Suriye’ye dair daha çok oyunların döneceği ortada Çin’in tavizsiz tavrı belirleyici unsurlardan biri elbette Rusya’nın da ancak Suriye’ye yönelik stratejinin bundan sonra ne yönde ilerleyeceğini kestirebilmek için küresel çetenin elebaşlarının açıklamalarını iyi okumak lazım. Banu Avar 1 Haziran günü yayımladığı ‘Bilderberg Cemaati’ başlıklı yazısının sonuç kısmında şunları söylüyor:

‘3 Haziran sonrası bu yıl Bilderberg’de alınan kararların kokuları çıkar. Katılımcıların beyanlarını dikkatle takip edin.. Gerek Amerikan seçimlerinin sonuçlarını, İsrail oyunlarını, gerek Suriye ve İran’daki gelişmeleri, Çin ve Pasifik’deki küresel cemaatin adımlarını koklayacaksınız.’  

Gözünüz açık olsun…

M.Recep Erçin
04.06.2012

Not: sadece ulusalbakis.com için yazılmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder