günce
ve şimdi gecedir, uçuşur tozları uzak yıldızların ....
ve şimdi gecedir, karanlıkla sevişir düşlerdeki kandiller...
ve şimdi gecedir, söylenir eski zaman şarkıları umarsız sevgiliye...
ve yine gecedir, açılır kapıları düş bahçelerinin kokla yarın kokan çiçeklerini...
ve şimdi akşam olur, kaldırımlarda koşar adım insan gölgeleri...
ve şimdi akşam olur, baykuşlar tüner sahipsiz mezar başlarına...
ve şimdi akşam olur, dağıtır geçmişini siyah beyaz kareler...
ve yine akşam olur, masamda anason kokuları tüterken gün geceye gark olur...
ve bu dem sabahtır, ayazdan kaskatı kesilmiş ihtiyar dağların ardından kıvılcımlar saçarak yükselir güneş...
ve bu dem sabahtır, cümle alem semah döner yankılanırken vakur minarelerden saba makamı ezan-ı muhammed...
ve bu dem sabahtır, güne selam eden kuşların cıvıltıları mahmur bakışlarımda mütebessim çağrışımlar yaratır...
ve yine sabahtır, sarhoş bir geceden güne kalan toz pembe aşk kokuları, biraz daha yaklaş dudaklarını tadacağım...
(m.r. 05-08.01.2012)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder