30 Aralık 2011 Cuma

muhalif radyodaki yakın zaman ajansları

... geçmiş günahların bedeli gibi ağır ağır ödenir/ kimsesizler rıhtımında kalan boş bir şarap şişesi yalnızlık/ üçüncü siren sesini duyduğu anda irkilecek bütün hücrelerin, bir ve iki değil/ kaddafi'nin cesedi gibi yıpranmış fakat mağrur... (m.r. 19.12.2011)

... gotik pencerelerin isli camlarında 'a beautiful mind' filminden sıçramış rakamlar/ moskova treni paris garı'nda, big ben dört başı mamur 19,30/ italya parlamentosu'nda goldman sachs'ın piramit gözleri/ new york'un fahişe sokaklarında wall street anarşistleri kovboy şarkıları söylüyor... (m.r. 19.12.2011)

... tarih artık meydanlarda değil pezevenk siyasetçilerin parmaklarıyla yazılıyor/ acı bal tadında temsili demokrasi gırtlağını yakıyor/ l'assemblée nationale'de dönek ermenilerin piçleri diaspora parası sıçıyor/ ankara'da muhalefet kokoreç taziyesinde, dolmabahçe'deki katlı otopark tadında dış politika, tam porsiyon ... (m.r. 19.12.2011)

... asya bozkırları beyazın cüretkar deminde suskun/ merter'de merdiven altı overlokçu kızlar çinli fabrika işçileri kadar azimkar fakat solgun/ bir kadeh smirnoff sıcaklığında dudakların karabasan gecelerinde/ sarı denize dökülen timsah gözyaşları, onları ben içmedim... (m.r. 20.12.2011)

... yıldız rüzgarı katmış ardına bulut gözyaşlarını/ bir kıyamet kopuyor ki sanırsın kılıçlar devrilir cenk meydanında/ insan ormanları açtığında nasırlı avuçlarını/ gül akacak mazgallarına kanlı kulelerinden payitahtın...(m.r. 24.12.2011)

...kış düşmüş anadolu'nun imanlı dağlarına/ alev olur yakar canları üniforması içtikçe kanını/ bu doğan güneş değil, bu yanan ateş nedir/ çocuk gözlerinde şimşekler gibi çakan cumhuriyet ziyası... (m.r. 24.12.2011) ' devrim şehidi kubilay için'


''levanten limanlarında katışıksız içtiğim rum kızların pudralı yanakları/ dağıtır marsık uykularını sancağın mavi-beyaz/ devrik payitahtın saltanatı çökmüş meclis-i mebusan'a/ ergunavların dönek kokuları boğazı yakmadan'' (m.r. 25.12.2011)


''ezan sesleri boğuyor takvayı/ suretleri insan değil yalancı/ milenyum karanlığında oynanan/ bil ki riyakar gölge oyunları'' (m.r. 26.12.2011)

... deli kuşlar gibi dolanıyor dağların üzerinde heronlar/ telsiz sesleri birbirine karışmış şifreleri bir tek noel baba biliyor/ istihbarat sağlam dediler meğer çürük imiş bomba ocağımıza düştü/ giden cana mı yanayım kesilecek başlara mı/ elin ipini kim saldı bu derin kuyuya kim attı çocukları diri diri karanlığa/ yazık ülkem vah ki ne yazık kalbimize saplanır durur ucu kanlı paslı kazık/ andır kalsın gavurun aklı bize ne hayrı dokunmuş/ gök kubbe üstüne divan kurulmuş/ lanet yağacak toprağa yeşermesin diye umutlar/ barış gene kırlangıç gibi göçecek/ bu mevsim de anadolum öksüz düşecek... (m.r. 31.12.2011)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder