Ekonomide değişen bir şey yok, sizden ne haber?
… ‘‘Merril Lynch’in ‘ Küresel Sermaye Hareketleri’ adlı bölümünde, Türkiye’deki sıcak para hareketlerini ve Türk piyasasındaki spekülasyon ve manipülâsyonları yönlendirme görevinde çalışan Şimşek, 2 temmuz 2007 tarihli Radikal gazetesinde yayımlanan söyleşisinde Merril Lynch’i ve oradaki görevini şöyle tanımlıyordu: ‘Benim AKP’den önceki hükümet ile de diyalogum vardı. Yedi yıldır çalıştığım Merril Lynch, Türkiye’nin milli gelirinin dört katı (1,6 trilyon Dolar) büyüklüğünde portföyü olan bir uluslararası kuruluş. Ben en son Avrupa, Ortadoğu ve AFRİKA Bölgesi Ekonomik Araştırmalar Bölümü Başkanıydım.’
16 Temmuz 2007 tarihli Milliyet’te Güngör Uras Merril Lynch ve Şimşek’in özel görevleri konusunda şunları yazdı: ‘Bizim piyasaların ipi Londra’daki bankerlerin elinde. Şimdi o ipi o kadar sağlam ele geçirmiş durumdalar ki, 2. Kemal Derviş olarak anılan Mehmet Şimşek’i ekonomi yönetiminin başına gönderdiler.’ …
Uras yine aynı yazısında, …. ‘AKP’yi kurtaracak olan yabancı sermayedir. Dışarıdan döviz gelince Dolar ucuzlar, borsa şahlanır, faizler düşer, piyasaların çalışması AKP’nin oyunu artırır.’’ *
*Erol Bilbilik ‘Mehmet Şimşek hükümette kimi temsil ediyor?’ Teori Ağustos 2008 sayısı s.72-73alıntı
Bazıları soruyor son günlerde ‘dolar’ neden ucuzladı diye yukarıdaki paragrafı okuyunca herhalde merakları giderilmiştir. Yalnız Güngör Uras’ın son cümlesindeki ‘AKP’nin oyu artar’ öngörüsü sanırım bu sefer tutmayacak çünkü 2007’den bu yana köprünün altından çok sular geldi geçti. Seçimlere daha çok var şimdiden bir tahminde bulunmak güç, zaten son iki genel seçimde ters köşeye yattık, Kemalistler yavaş yavaş sindiriliyor, bu zulüm halkasını kırabilmek için sımsıkı kenetlenmekten başka çaremiz yok. Elimizdeki mevzileri sonuna dek savunmalıyız yazık ki çürük elmalar çabuk düşüyorlar neyse ki TSK bu emperyalist saldırıya karşı dik durmasını, askerine sahip çıkmasını bildi.
Hukuk cephesinde ne var; bir Yarsav, bir Sincan’daki hâkim, birkaç baro, bir de Abdurrahman Yalçınkaya. HSYK da havlu attı diyemeyiz hukukun üstünlüğünü bakan ve müsteşar baskısına rağmen korumakta kararlılar. Gerçeker’de her tülü baskıya rağmen cılızda olsa hukuk adına konuşmaktan çekinmiyor. Neyse ki emekli olsalar da hayat boyu hukukçu ve cumhuriyetçi tavırlarından ödün vermeyen gerçek Atatürkçü aydınlarımızdan Vural Savaş ve Sabih Kanadoğlu, hukuk ve cumhuriyet yıkıcılarına karşı mücadele etmeye devam ediyorlar. Bir hukukçu daha var oda Silivri’de vicdanları ve cüzdanları arasında kalanları vicdanlarından yana tavır almaya, adaletten ve hukuktan yana tavır koymağa çağırıyor, cumhuriyet yıkıcılarına Silivri’yi dar edeceğim diyor. Yiğit ve cesur devrimcimiz Doğu Perinçek’e selam olsun!
Ekonomi dedik birden siyasete daldık, ‘mafya-tarikat-siyaset’ düzeninde yani tekeliyette vicdanlı adamlara yer yoktur bu yüzden iddianameler peşi sıra geliyor, dalga dalga üstüne tutuklamalar. Birileri sahte belge tertibiyle YAŞ tahtaya basınca ayakları kayıp yere düşmeseler de içerine bir ürperti düşmedi değil.
Fındıkçıları vicdansız tüccarın vicdanına bırakan hükümet, bakalım fiyat üreticinin beklentisinin altında gelince ne dümenler çevirecek artık medyamız fındıkçıları haber yapmasın diye yeni dalgalar gelir mi bilinmez, ABD’ye sormak lazım malum mektuplar oradan geliyor. Birde okullar açılınca öğrencilerin haraç zamları protestolarından konferans verecek yer bulamayacak ne yazık ki hükümetimizin yetkilileri.
Putin’in son Türkiye ziyareti ve yapılan anlaşmalardan da görüldüğü kadarıyla Dünya, Türkiye’ye ‘köprü’ vazifesi vermiş gibi görünüyor. Berlusconi’nin de aynı gün Ankara’da olmasını ben Erdoğan hükümetinin Rusya ile anlaşırken bunu Batı’nın oluruyla yapması olarak yorumluyorum. Son krizden sonra Almanya ve Fransa’dan gelen ‘dünya tek kutuplu değil’ söylemleri acaba AB, müttefiki ABD’den özellikle enerji konusunda ayrı bir siyaset mi izliyor sorusunu akıllara getiriyor. Ancak Amerikancılıkta da Berlusconi’nin eline su dökecek adam çok azdır herhalde. Dünya’da dengeler yeniden kuruluyor en azından görünürde ılımlı Obama hükümeti zorla Avrasya’ya giremeyeceğini anlamış olacak ki o çok ünlü yumuşak güç taktiğini uyguluyor. Türkiye’de, Rusya için bir köprü mü yoksa Batı için bir köprü mü diye sormaya bile gerek yok üstümüzden gelip geçen belli değil rantı ver gerisini sorma. Tam bağımsızlık ne demek hükümete sormak gerek.
Adalet Bakanlığı görevini layıkıyla icra eden M.A. Şahin’in AKP milletvekillerince seçildiği yeni görevi Meclis Başkanlığı’nı tebrik eder bakanlığı dönemindeki tutumunu devam ettirmesini dilerim.
Son olarak bir mumdur iki mumdur derken üçüncü imanamede açıklandı aman aman neler yok ki, ben içeriğe girmeden bir noktaya değineceğim. Savcılarımızın milletimize şu bir yıl içinde yaptığı büyük hizmetin herhalde kimse farkına varmadı. Binlerce sayfalık üç iddianame üstüne ek klasörler derken halkımız dünya okuma sıralamasında sanırım bir 10–15 basamak yükselmiştir.
Son imanamede TKP’ninde devlet içinde gizli ve karanlık odaklarla bağlantılarının olduğunu öğrendik ne diyelim Allah akıl fikir ihsan eylesin. Bize bu iftiralar atılınca olabilir diyen TKP’li bazı dostlarımız aynısı kendilerine yapılınca bakalım ne diyecekler. Biz elbette bu tür safsatalara asla inanmadık zaten rehberi akıl ve bilim olanların bu türden senaryolara kanması düşünülemez. Bilmem anlatabildim mi?
Aydınlık Gelecek devrimle gelecek.
Mustafa Recep
07.08.2009 / Sakarya
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder