Hazine'nin verileri
yanıltıyor
Hazine Müsteşarlığı 19 Haziran günü yayımladığı Mayıs 2012
Kamu Borç Yönetimi Raporunda Ocak-Mayıs 2012 dönemine ait finansman programı
gerçekleşme verilerini açıkladı.
Raporda yer alan Hazine Finansman Tablosu verilerine göre bu
dönemde gerçekleşen iç borç servisi toplamı 47,2 milyar lirası anapara ve 20,1
milyar lirası faiz ödemesi olmak üzere 67,3 milyar lira. Dış borç servisi ise
5,6 milyar lirası anapara 3,7 milyar lirası faiz olarak toplamda 9,3 milyar
lira olarak gerçekleşti. Genel toplamda Ocak-Nisan 2012 döneminde 76,6 milyar
lira borç ödemesi yapıldı.
Aynı tabloda yer alan Hazinenin yaptığı finansman oranları
6,2 milyar lirası dış borçlanma, 54 milyar lirası iç borçlanma olmak üzere
toplamda 60,2 milyar lira. Diğer finansman kalemleri (Nakit bazlı faiz dışı
denge, özelleştirme gelirleri, İssizlik Sigortası Fonundan yapılan aktarımlar,
TMSF'den sağlanan gelirler, devirli/garantili borç geri dönüşleri, kasa/banka
değişimi ve kur farkı kalemlerini içermektedir.) toplamı ise 16,3 milyar lira
olarak gerçekleşti. Bu veriler ışığında net borçlanmamız 6,8 milyar lirası net
iç borçlanma ve 0,6 milyar lirası net dış borçlanma olmak üzere toplamda 7,4
milyar lira olarak gerçekleşti.
Bu veriler kullanılarak toplam iç borç çevirme oranı % 80,3
hesaplanmış. Oysa gerçek iç borç çevirme oranı, iç borç ödemelerine faiz ödemelerini
katmadığımızda %114 olarak çıkmaktadır. Böyle yapmadığımızda ise pay ve paydayı
aynı bazda ele almak için yeni iç borçlanma için ödenecek faizleri de işin
içine katmamız gerekir.
G20’de Avrupa’nın
sesi gür çıktı
18-19 Haziran 2012 tarihleri arasında Meksika'da toplanan
G20 Liderler Zirvesi'ne Avrupa'nın borç krizine dair tartışmalar damgasını
vurdu.
Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, AB'nin şimdiye
dek krizi ele alma şeklini kuvvetle savundu ve Kanadalı bir gazetecinin,
"Avrupalılara yardım etmek için Kuzey Amerikalılar niye servetlerini
tehlikeye atsın?" şeklindeki sorusu üzerine, "Açıkçası demokrasi ya
da ekonomiyi idare etme dersi almak için burada değiliz. Bu kriz, Avrupa'da
başlamadı." diyerek Avrupa'nın tavrını belli etmişti. Zirvenin sonuç
bildirgesinde, Avro Bölgesi'nde büyümeyi destekleyici adımların hızla harekete
geçirilmesi gerektiği, ancak mali disipline bağlı kalınması görüşleri yer aldı.
Almanya ve Fransa'nın mali disiplin ve büyüme konularındaki
görüş ayrılıkların G20 zirvesinde gündeme gelmesi ve sonuç bildirgesinde Avro
Bölgesi ülkelerinin hamlelerine ilişkin detaylı bir bilgi verilmemesi,
''Avrupa'nın krize ilişkin bir programı var mı?'' sorularını akıllara getirdi.
Recep Erçin
23.06.2012
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder