Sürdürülebilirlik!
TÜİK Eylül ayı sanayi üretim endeksini açıkladı. Beklentilerin üzerinde gelen rakamlar haliyle dikkat çekici. TÜİK’in açıklaması şöyle:
‘‘2011 yılı Eylül ayında 2005=100 temel yıllı sanayi üretim endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre %12,0 artmıştır.’’
Elbette dünya ekonomik kriz yaşarken bizim sanayi üretimimizin artıyor olması sevindirici bir gelişme. Ancak bazı noktaları gözden kaçırmamak şartıyla; cari işlemler açığı!
Yine TÜİK’in Eylül 2011 dış ticaret istatistiklerine bir göz atalım:
…‘‘2011 yılı Eylül ayında, 2010 yılının aynı ayına göre ihracat %21,1 artarak 10 790 milyon dolar, ithalat %35,5 artarak 21 204 milyon dolar olarak gerçekleşti. (buraya dikkat) Aynı dönemde dış ticaret açığı 6 735 milyon dolardan, 10 414 milyon dolara ulaştı’’.
Maliye Bakanı Şimşek 12 Ekim 2011’de yaptığı açıklamada ‘‘Açık bu yıl ulaşacağı milli gelirin yüzde 9,5'i seviyesinden aşağı doğru inmeye başlayacak. Yılsonunu muhtemelen bugünkünden daha düşük bir düzeyde kapatacağız.’’ (1) diyerek cari açığın düşeceği yönünde bir iyimserliği dile getiriyordu.
Ekim ayı içerisinde açıklanan Orta Vadeli Program ile ilgili Ali Babacan’da …‘‘cari işlemler açığının ise bu yıl milli gelirin yüzde 9,4'üne ulaşmasını beklediklerini… cari açıkta artık azalış trendinin başladığını… gelecek yıl yüzde 8'e, 2013 yılında yüzde 7,5'a, 2014 yılında yüzde 7'ye düşmüş bir cari açık’’ öngördüklerini açıklamıştı.
OVP’da ‘‘Orta vadeli program kapsamında cari işlemler açığına kalıcı olarak çözüm getirecek yapısal düzenlemelerin de hızlı bir şekilde uygulamaya konulmasına öncelik verilecek.’’ denilerek hedef açıklanmıştı.(2)
Sanayi üretimi talep olduğu sürece artmaya devam edecektir. Bunun sonucu olarak sanayi üretiminde girdi sağlama bakımından dışa bağımlı olduğumuzdan ithalatımızda artacaktır. Ürettiklerimizi satabildiğimiz sürece bu denge sürecektir ama bu sırada cari açık da ihracatın ithalatı karşılama oranı çok düşük seviyelerde olduğundan belki bir takım önlemlerle hız kezse de artmayı sürdürecektir. Nitekim Merkez Bankası kasım ayı beklenti anketi bizi doğrulamaktadır.(3) Faiz oranlarındaki artış düşük ivmelide olsa sürdüğünden sıcak para için Türkiye hala bir tercih olmaya devam ediyor. Dövizin ateşi zaman zaman söndürülse de kaderi büyük oranda dış piyasalardaki atmosfere bağlı. Ancak bu dengenin sürdürülebilirliği konusundaki endişelerime dayanak teşkil eden aşağıdaki TÜİK verisidir.
‘‘Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2011 Eylül ayında bir önceki aya göre ihracat %13,3 azalırken, ithalat ise %6,7 arttı.’’
Böyle devam ederse ne hedeflenen cari açık oranı tutturulabilir ne de ithalata dayalı sanayimiz riskten arınabilir. Elbette daha geniş değerlendirmeler yapabilmek için yılsonu rakamlarını beklememiz gerekecek. Ama kısa vadede görünen tablo toprak üstünde binalar yükselmeye devam etse de toprak altında da fay hatlarının hareketlendiğini gösteriyor. Küresel ölçekte devam eden krizin bize yansımalarının daha da artacağı önümüzdeki dönemde T.C. ekonomisi bir ekonomik depremi kaldırabilecek güçte mi?
M.Recep Erçin
11.11.2011
1- A.A.’nın 12.10.2011 tarihli haberi
2- 13.10.2011 tarihli haberler
3-‘‘ Merkez Bankasının Kasım ayı birinci dönem beklenti anketine göre, 2011 yılsonu cari açık beklentisi, 73 milyar 600 milyon dolara yükseldi.’’ (11.11.2011 günü açıklanan anket)
*TÜİK’in verilerine : http://www.tuik.gov.tr/Start.do sitesinden ulaşılabilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder