fırtınalardan münezzeh adını andığında mürekkebim
akgöl ütülü geceliğini çıkarmadan henüz
şimşek yalamış gözlerini, sesin 'vanilla sky'
kulaklarımda bütün uğuldayan incesaz
korkuları dağıtır ıslığını çaldığında sazlarım
helix nebulası ışıldayan elini göstermeden henüz
inkarcı haykırışlar dizelerinde, kirpiklerin ıslak
kulaklarımda bütün uğuldayan incesaz
anaforlar açar bağrında okyanusun gülüşünü tuttuğunda ellerim
nezval'in parmaklarından prag sokakları'na bir şiir koşmadan henüz
gitmek dürtüsü sarmış heyecanlarını, ellerin titriyor
kulaklarımda bütün uğuldayan incesaz
nasıl bir sevmekse bu çocuklar gibi doyasıya ve karşılık beklemeden
insanın elleriyle tanrılarını boğması gibi soluksuz ve sonunu düşünmeden
israfil'in sur'u gibi kula'klarımda bütün uğuldayan incesaz
işte gene o şarkı duyulur uzaklardan
gamzedeyim deva bulmam''
m.r. 31.12.2011 (de tamamlandı)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder