hep o günü bekliyorum
bilmem kaçıncı perondayım
garın içerisi ışıl ışıl
telaşlı insan kalabalığı
hep o günü bekliyorum
biraz hüzünlü bir hayli mutluyum
kulaklarımı tırmalayan motor sesleri
dudağımda gidenlerin türküsü
hep o günü bekliyorum
yeşil pelerinini üzerine örterken yeryüzü,
takarken ipek saçlarına papatyaları
bir yanım durgun bir yanım heyecanlı
koşar adım ilerliyorum koltuğuma
pencere kenarı bilmem kaç numara
hep o günü bekliyorum
sürgünden dönüşü
ait olduğum dünyaya
kendi krallığıma dönüşümü
ve bir mayıs gecesi yada sabahı
dostların şen gülüşünü
hep o günü bekliyorum
sayılı günleri zamanın kumlarına gömüyorum
bir öncekini unutarak bir sonrakine
yeni doğmuş gibi başlıyorum
hep o günü hayal ediyorum
üşürken soğuk gecelerde bir başıma
bir paslı hançer saplanır kalbime
ve ben günü düşündükçe
birden hayatla doluyorum…
mustafa recep
07.02.2011
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder