7 Mart 2010 Pazar

Yanılıyorsunuz, biz kazanacağız.


Yanılıyorsunuz, biz kazanacağız.

Savaştan kaçan haindir.

Başbakan ile Genelkurmay başkanının Çankaya zirvesinden sonra birçok aydın bir tasfiye anlaşması yapıldığına dair fikir beyan ettiler bu tür bir söylemi çok önceleri Mustafa Yıldırım bir yazısında dile getirmişti. Ancak bu tür söylemleri talihsiz açıklamalar ve saptamalar olarak yorumluyorum.
CFR momerandumuyla kurulan AKP ve bir amerikan projesi olan Tayyip-Gül iktidarı güçlerinin son aşamasındadırlar ve var güçleriyle cumhuriyeti dönüştürmek savaşımı vermektedirler. Eski düzenin savunucuları ise buna geç de olsa diremeye başlamışlardır. Bu direnişin sonucu bir savaş başlamış ve güçlü olan zayıf olanı tasfiye etmeğe başlamıştır. Savaş dediğimiz olgu bir oldubittiden ibaret değildir birçok muharebeler yapılmaktadır ve yapılacaktır. Cumhuriyetçi kuvvetler ağır darbeler almaktadırlar ve temsilcilerimiz ateşkesten yana tavır almış gözükmektedir. Bunu asla kabul edemeyiz. Bu ateşkes Mondros’a benzemektedir ardından Sevr gelecektir. Unutulmamalıdır ki savaştan kaçan askerler idam edilirler.

Direnecek gücümüz ziyadesiyle mevcuttur.

Bu gerici dönüşüm yüzyıllık bir kinin bütün karanlığıyla üstümüze çökmesinin sonucudur. Cumhuriyetçi ordu öteden beri Atlantik ittifakı içinde yer almasından olacak savaşma ve direnme yetilerini yitirmiş gözükmektedir. Küreselleşme denen aldatmacanın esiri olan ve büyük dünya devleti hülyası görenler bu gaflet uykusundan uyanmak zorundadırlar. Aksi halde bu kin ve nefret ardına kattığı aldatılmış yığınları pek yakında üstümüze salacaktır. Bugün içinde bulunduğumuz şartlarda herkes bir kahraman olmak durumundadır. Kahramanlar inandıkları değerler uğruna kendilerini ateşe atmaktan çekinmeyecek kadar cesurdurlar. Bu cesaret, biz kim olduğumuzun farkına vardığımızda bize güç katacaktır.

Farkında olmak ve tahlil etmek, büyük komutanlar işte bunun için büyüktürler. Mustafa Kemal, İstiklal Harbine başladığında kim olduğunun farkına varmıştır ve dost düşman bütün güç odaklarını tahlil etmiş stratejisini buna göre çizmiştir. Politikacılar barış dönemlerinin liderleridirler oysa savaş şartlarında liderler ancak ve ancak askerlerdir. Yine Kemal Paşa Hazretleri askerler siyasetten uzak durmalıdır dediğinde bir barış dönemi yaşanmaktadır.

Dengeler değişmiştir.

Geçen yüzyılın tek süper gücü olan Batı kapitalist sistemi ve Kuzey Atlantik ittifakı artık çöküş evresine girmiştir. Öyle ki bunu kendileri de dile getirmektedirler. Ancak dünya sahnesini yeni güçlere bırakırken nüfuslarını belli bölgelerde koruyarak çekilmek istemektedirler. Böylelikle yeni bir çıkış için potansiyel güçlerini korumak peşindedirler. Türkiye’de yaşanan süreç bunun sonucudur. Emperyalistler kendi çöküş süreçlerini başlatan Kemalist ideolojinin kalesini esir alarak hem bir intikam almak peşindedirler hem de yükselen Avrasya Medeniyeti’nin kalbine daha doğmadan kama sokmak gayesi gütmektedirler.

Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesiyle onu koruyacak işte o kimsesizlerdir.

Büyük bir halk hareketi git gide yükselmektedir. Dip Dalgası’nı aştıklarını sananlar büyük bir zafer sarhoşluğu içerisindedirler. Ulusalcı ve devrimci yükseliş saflarına yeni müttefikler katarak ilerleyecektir. Kandırılmış ve uyutulmuş halkımız yılandilli siyasetçiler tarafından zehirlenmeye devam edilse de milletimizin içindeki büyük cevher pek yakında parıldamağa başlayacaktır. O cevher ki karanlığın en koyu evresinde dahi güneşi bile yakacak kudrete sahiptir. Yeter ki zafere dair inancını yitirmemiş bir avuç yurtsever mücadeleyi kanlarının son damlasına kadar sürdüredursun.

Cumhuriyetimizin muhafızları kahraman zabitler ve cesur hukukçular inançlarını yitirmemiştir.

Yazıma işte bu yurtseverlerden bir kaçının düştüğü yanılgıya itiraz ederek başladım. Güçlü Türkiye’nin kahraman subayları yenilgiyi kabul edemezler. Beyinleri ne kadar yıkanmış olursa olsun, ne kadar baskı görürlerse görsünler içlerindeki millet ve aydınlanma sevgisi devrimci uyanışı başlatacaktır. İçimize sızmış hainleri işte o vakit büyük bir korku kaplayacaktır. Düzene ayak uydurmağa çalışan ve bir yerlerden kendine biçilen rolü ben memurum verilen emre uyarım diyerek yerine getirenler en az o hainler kadar haindirler. Bunu kabul edemeyiz. Ülkemizde bu karşı devrimci hareketi başlatan güçler artık dünya sahnesinden el çekmektedirler. Doğu Perinçek’in tespitiyle, dünyada kaybedenlerin Türkiye’de kazanma ihtimalleri sıfırdır.

Türk Kumandanına yakışan dün olduğu gibi bugünde süreci doğru okuyarak hareket etmektir. Dün o komutan Mustafa Kemal’di diyenleriniz çıkabilir. Bizim bütün subaylarımız içlerinde bir Mustafa Kemal, bütün hukukçularımız içlerinde bir Mahmut Esat Bozkurt ruhu taşılar. İçlerinde bu cevher olmayanlar askerlerinin başına çuval geçirilirken susarlar, hür general olurlar, ateşkes imzalarlar veya devletimizin kuruluş ilkelerine karşı odak olmuş güruhları hukuken yok etme kudretine sahipken bu gücü kendilerinde bulamazlar.

Biz o anlaşmaları yırtar atarız.

Bugün yoğun baskılar, tertipler sonucu kabuğuna çekilmiş görünen güçler benim daha öncede bir yazımda belirttiğim üzere, bu bir taktik geri çekilmedir. Ancak düşman eskiye nazaran daha güçlüdür ve savaşın yoğunlaştığı mücadele alanları tam keskinleşmemiştir. Daha açık bir ifadeyle hava pusludur. Ve çakallar puslu havaları severler. Kemalist kuvvetler mücadele alanlarından çok fazla zayiat vermeden ayrılmak isteseler de düşman uyumamakta saldırmayı sürdürmektedir. Ancak zaman bizim lehimize işlemektedir yani doksan dakikalık maçın sonunda beraberlik bize yarayacaktır. Düşmanın vakti yoktur saldırganlığı bu nedenledir. Bu yüzden ilerisi için bize dayanak oluşturacak güçleri elimizde tutmak daha az önemlileri şimdilik feda etmek akıllıcadır. Bu bir satranç oyunudur. Vezirin ihanet etme ihtimalini yok saymaktayım. Belki en büyük zaafım budur bunu ise zaman gösterecek.

Son olarak tarih bize birçok kereler göstermiştir ki, emellerini dış güçlerin emelleriyle birleştirenlerin sonu hüsrandır. İnancımızı asla yitirmeyeceğiz. Yitirenler dönek oldular yatacak yerleri yoktur. Türkiye’nin ilerici yurtsever kuvvetleri bu savaşı kazacak yeni sol-Kemalist bir cumhuriyet kuracaktır.

M. Recep
Sakarya

07.03.2010

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder