Bunları yüce divan korkusu sarmış
AKP artık yolun sonuna geldiğini anlamış olacak kendini kurtarmak için her yola başvuruyor. En son marifeti işte günlerdir tartışılan ‘anayasa deşikliği paketi’. Bu anayasa taslağının akıbeti ne olur bilemem ancak paketi incelediğimde gördüm ki AKP’lileri yüce divan korkusu sarmış. İşte ayrıntılar:
*MADDE 22- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 18- Bu Kanunun 6 ncı maddesiyle Anayasanın 69 uncu maddesinde yapılan değişiklikler, Anayasa Mahkemesi’nde görülmekte olan davalarda da uygulanır.
Kanunun 6. maddesine bir bakalım ne diyor;
MADDE 6- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 69 uncu maddesinin üçüncü, dördüncü, yedinci fıkraları aşağıdaki şekilde degistirilmis, altıncı fıkrasının sonuna “Meclis çalışmalarındaki oy ve sözler, Mecliste ileri sürülen düşünceler ve Meclisçe başka bir karar alınmadıkça bunların Meclis dışında tekrarı veya açığa vurulması ile idarenin eylem ve işlemleri, odaklaşmanın tespitinde gözetilemez.” cümlesi eklenmiş, dokuzuncu fıkrasındaki “beş yıl” ibaresi “üç yıl” seklinde degistirilmis, dokuzuncu fıkrasındaki “temelli” sözcükleri, onuncu fıkrasındaki “temelli olarak” ibaresi ile besinci ve sekizinci fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.
…
Siyasî partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının talebi üzerine,
Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan her bir siyasî partinin beşer üye ile temsil edildiği ve Meclis Başkanının başkanlığında oluşturulacak Komisyonun üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ve gizli oyla vereceği izin üzerine açılacak dava, Anayasa Mahkemesince kesin olarak karara bağlanır. Komisyonun bu kararı, yargı denetimi dışındadır. Reddedilen izin başvurusunda ileri sürülen sebepler, hiçbir şekilde yeni bir başvuruya konu olamaz. Siyasî parti gruplarında ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde izin konusunda görümse yapılamaz ve karar alınamaz.”
Yani diyor ki ‘laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline gelmeme sebebiyet verecek olan vekillerimin sözlerinden ötürü sorumlu tutulmayayım’ ve ‘mademki Yargıtay Başsavcısı bizden değil ve yakın zamanda da olmayacak o zaman Yargıtay başsavcısı öyle doğrudan anayasa mahkemesine dava açamasın önce ben bunu mecliste bir müzakere edeyim yani hakkımda kapatılma davası açılıp açılmayacağına ben karar vereyim’.
Birde değişikliklerin görülmekte olan davalarda da uygulanması buyuruluyor hani ne olur ne olmaz, AKP taslağı yasalaştırmadan hakkında inceleme yapan Yargıtay Başsavcısı aniden dava filan açarsa diye.
Asıl bomba şimdi patlıyor;
MADDE 6- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 69 uncu maddesinin… dokuzuncu fıkrasındaki “temelli” sözcükleri, onuncu fıkrasındaki “temelli olarak” ibaresi ile beşinci ve sekizinci fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.
Bomba patlıyor dedik ya şu malum beşinci ve sekizinci fıkralara bir göz atalım;
Önce beş:
‘Bir siyasi partinin tüzüğü ve programının 68 inci Maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı bulunması halinde temelli kapatma kararı verilir.’
Şimdi de 68. maddenin dördüncü fıkrası neymiş birde ona bakalım;
‘Siyasi partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez.’
Vay anasına! Demokratik anayasa taslağından Kemal Okuyan’ın deyişiyle hakikaten FAŞİZM çıktı.
Sonra sekiz diyeceğim ama beşkardeşi yiyince haliyle sekiz görmeye zaten başlıyorsunuz.
‘Temelli kapatılan bir parti bir başka ad altında kurulamaz.’
Kim demiş öyle bir kurarız ki.
Geçici 15. maddeyi kaldırdık ama üzülmeyin geçici madde severler biz yenilerini ekledik.
Sıradaki:
GEÇİCİ MADDE 20- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde aşağıda belirtilen esas ve usuller dâhilinde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeleri seçilir.
Şimdi efendim bu özenle hazırlanmış geçirici maddenin havada kalmaması için HSYK’nın yapısını değiştiren diğer geçirilmiş maddelere bakabilirsiniz. Buradan ne anlam çıkar diye soranlarınız olabilir ‘Adalet Bakanı’nın emriyle, cemaatleri soruşturan birinci derece cumhuriyet savcılarını tutuklayan özel yetkili savcılarımızın özel yetkilerini alan HSYK istemiyoruz.’ Biraz dolaylı oldu ama eminim ki herkes anlamıştır.
Bu taslakta didik didik edilmesi gereken daha çok maddeler mevcut ama ben hukukçu olmadığım için oralara pek girmedim ama son olarak taslağın son maddesini de sizlere sunmadan edemeyeceğim.
MADDE 23 – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer ve halkoyuna sunulması halinde tümüyle oylanır.
‘Demokratik’ taslaktaki bu maddeyi okuyunca nedense bana 82 Anayasası’nı oylarken nasıl Kenan Evren’i Cumhurbaşkanı seçtiğimizi hatırlattı Sahi onu da tümüyle oylamamış mıydık?
Birçokları taslak üzerine yazdı çizdi ben de yazmasam eksik kalırdı. Başlıkta ne demiştik ‘bunları yüce divan korkusu sarmış’ taslağı inceleyince hiç de haksız olmadığımı anlayacaksınız yazı çok uzayacağı için Anayasa Mahkemesi’ne dair olanları es geçtim. Aslında hiç de öyle es geçilecek türden değiller neden mi?
Anayasa’nın 148. Maddesinde bakın ne diyor:
… ‘Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanını, Bakanlar Kurulu üyelerini, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkan ve üyelerini, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılar.
Yüce Divanda, savcılık görevini Cumhuriyet Başsavcısı veya Cumhuriyet Başsavcıvekili yapar.
Yüce Divan kararları kesindir.’
AKP bu taslakla faşizme karşı direnen Cumhuriyetin son kurumlarını da yok etmektedir. Taslakta YAŞ kararlarına yapılan ‘ince ayar’ manidardır ve bir yerlere mesajlar verilmektedir. İş referanduma kalırsa muhalefet ciddi bir sınav verecektir ve referandumdan hayır oyu çıkması halinde Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararla meşruiyeti tartışmalı hale gelen AKP çok güvendiği sandıktan da bir darbe yiyecektir. Bununla da kalmayacak bu erken seçimlerin yolunu açacaktır. Bunu bilen AKP Hükümeti tasarıyı ne pahasına olursa olsun yasalaştırma gayesi gütmektedir. Çünkü sonunun yüce divan olduğunu görmektedir.
AKP’nin bu hamlesi nedendir bilmem bende şu tarihi olayı çağrıştırdı:
… ‘‘bir baktık Talat Aydemir cuntası ültimatom verdi bize. Biz seçimleri bile zar zor yaptırdık, bize seçimleri yapmayın dediler. Meclis toplanmaya başlandı, dağıtın meclisi dediler. Bir gün bakanlar kurulunda oturduk, seçilen mebuslar meclise geliyorlar ama adamlar dağıtın meclisi diyorlar bize. Sonra biri geldi çıktım dışarı bir subay, dedim ne var ‘Talat Aydemir dedi anayasa profesörlerini çağırdı, meclisi biz fes edersek anayasayı ihlal eder miyiz, etmez miyiz? Diye soruyor’ ciddi misin dedim, evet dedi. Ben içeriye döndüm bakanlarda var arkadaşlar dedim her şey planlandığı gibi yürüyecek meclis toplanacak dedim, Ahmet Tahtakılıç vardı dedi ‘bir az önce düşünceliydiniz’. Anlattım durumu ‘bunları ölüm korkusu sarmış hiçbir şey yapamazlar’ dedim.’’… (1)
AKP’yi Yüce Divan korkusu sarmıştır artık hiçbir şey yapamaz muhalefet bunu görmeli ve ona göre hareket etmelidir.
Sürç-i lisan ettiysek affola lakin teşbihte kusur olmaz.
M. Recep
29.03.2010
Yararlandığım kaynaklar:
*T.C. Anayasası (http://www.tbmm.gov.tr/anayasa.htm)
*http://www.akparti.org.tr/media/www/Anayasa%20değişikliği%20karşılaştırmalı%20teklif%20tablosu.pdf
* http://www.akparti.org.tr/media/www/Anayasa%20teklif%20metni.pdf
Not: (1) Kurmay Albay Sami Küçük’le yaptığım söyleşiden. (http://mustafarecep54.blogspot.com/2009/10/emekli-kurmay-albay-eski-senator-sami.html )
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder