19 Ocak 2010 Salı

karanlığa mahkum

karanlığa mahkum

soğuk ve karanlık bir boşluktayım
uykusuzum,
uyumak ne mümkün karanlıkta,
uyumak bile yalnız mümkün aydınlıkta,
karanlıkla sohbetteyiz,
sessizce konuşuyoruz ama
duymasınlar diye söylediklerimizi
kollarımdan ve bacaklarımdan gerilmişim,
avuçlarım kanıyormuş,
çarmığa gerilmişim
ve adaletim ben kılıcımı yüreğime saplamışlar,
karanlık söyledi, terazimi çalmışlar
boynumda kalınca bir halat
tam yirmi üç boğum
bir kış gecesi yaşadıklarım
tam acılarıma alışırken
lanet bir yarasa çığlığı kendime getirir beni
ve yeniden başlar sızılarım
ve nerede olduğumu kim olduğumu hatırlarım
ben şimdi Ankara’nın ayazında ölüm orucundaki tekel işçisiyim…


mustafa recep
19.01.2010

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder