yaprakların sararmış, gözlerin yaşlı
nedir bu halin,
hem hüzünlü hem de telaşlı
bir şeylerden kaçıyor gibisin
ağustos sonu eylül başı
daha yağmurlar bile başlamadı
nedir bu halin
hem hüzünlü hem de telaşlı
bir kırlangıç hızında,
bir güvercin ürkekliğinde
geçip gittin az önce semtimden
bir selam bile vermeden
nedir bu halin
hem hüzünlü hem de telaşlı
oysa haftalardır tebessüm ederdin
olanca sıcaklığınla sarıp sarmalardın
tabiatı, insanları ve bilcümle mahlûkatı
şimdi ise selamsız kaçıp gidiyorsun
ve arkanda poyrazın serinliği
anlaşılan bizi başka bir mevsime emanet ediyorsun.
Mustafa Recep
07.09.2009
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder